adjective

sympathetic

anlayışlı, duygudaş, sempatik

She was very sympathetic when I lost my job.

İşimi kaybettiğimde çok anlayışlıydı.

He is sympathetic to our cause.

Davamıza sempati duyuyor.

((birine/bir şeye)) karşı anlayışlı Davamıza karşı anlayışlı.

anlayışlı bir ((kişi)) anlayışlı bir dinleyici

Eş anlamlılar: compassionate, understanding; Zıt anlamlılar: unsympathetic, indifferent

Yunanca 'syn-' (birlikte) + 'pathos' (his, acı) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'birlikte hissetmek'.

'Sym-' 'ile birlikte' anlamına gelir ve 'path' duyguyla ilgilidir (empathy'deki gibi). Yani, biriyle 'birlikte hissetmek'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.