verb

tie

bağlamak, düğümlemek, berabere kalmak

Can you tie your own shoelaces?

Kendi ayakkabı bağcıklarını bağlayabilir misin?

They tied him to the chair.

Onu sandalyeye bağladılar.

The two teams tied for first place.

İki takım birincilik için berabere kaldı.

((bir şeyi)) bağlamak Tie your shoes.

((birini/bir şeyi)) ((bir şeye)) bağlamak Tie the rope to the tree.

((biriyle)) berabere kalmak Our team tied with theirs.

Synonyms: fasten, bind, secure; Antonyms: untie, loosen

Eski İngilizce'de 'bağlamak, bağlamak' anlamına gelen 'tīgan' kelimesinden gelir.

Bir kravat (necktie) bağlama (tie) eylemini hayal edin. Kelime hem eylemle hem de nesneyle ilgilidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.