tied
Çeviri
bağlı, berabere, ilişkili
Örnekler
His hands were tied behind his back.
Elleri arkasından bağlıydı.
The game was tied at the end.
Maç sonunda berabere bitti.
The two events are closely tied.
İki olay birbiriyle yakından ilişkilidir.
Dilbilgisi Kalıpları
((bir şeye)) bağlı olmak bir şeyle bağlantılı olmak Başarı çabamıza bağlıdır.
((biriyle)) berabere olmak biriyle aynı skora sahip olmak Diğer takımla berabereyiz.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: bağlı, sabitlenmiş, eşit; Zıt anlamlılar: çözülmüş, ayrı
Etimoloji
'to tie' (bağlamak) fiilinin geçmiş zaman ortacı. Eski İngilizce 'tīgan' (bağlamak) kelimesinden gelir.
Hafıza İpuçları
İki ayakkabı bağcığının birbirine 'bağlı' (tied) olduğunu veya iki spor takımının aynı skorda 'berabere' (tied) kaldığını hayal edin.