adjective

torn

yırtık, kararsız

My shirt is torn.

Gömleğim yırtık.

She was torn between two choices.

İki seçenek arasında kalmıştı.

((olmak)) yırtık olmak Gömleğim yırtık.

((olmak)) arada kalmak ((A ile B arasında)) iki seçenek arasında karar verememek İşi ve ailesi arasında kalmıştı.

Eş anlamlılar: ripped, split, divided, conflicted; Zıt anlamlılar: whole, mended, decided

'to tear' fiilinin geçmiş zaman ortacıdır. Eski İngilizce 'toren' kelimesinden gelir.

İki şey arasında 'torn' (kararsız) kalırsanız, iki farklı yöne çekiliyormuş gibi hissedersiniz. Hem fiziksel yırtıklar hem de duygusal çatışmalar için geçerlidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.