verb

toss

atmak, fırlatmak, karıştırmak, dönüp durmak

Toss the ball to me.

Topu bana at.

She tossed the old newspaper in the trash.

Eski gazeteyi çöpe attı.

Let's toss the salad now.

Hadi şimdi salatayı karıştıralım.

He tossed and turned all night.

Bütün gece yatağında dönüp durdu.

((sth.)) ((to sb.)) birine bir şey atmak. Toss the ball to me.

((sth.)) bir şeyi atmak. She tossed the old newspaper in the trash.

((sth.)) bir şeyi karıştırmak. Let's toss the salad now.

((toss and turn)) yatakta dönüp durmak. He tossed and turned all night.

Eş anlamlılar: throw, fling, pitch; Zıt anlamlılar: catch, hold

Kökeni belirsizdir, muhtemelen bir İskandinav kaynağından gelmektedir. Hafif, hızlı bir atma hareketini ifade eder.

Karar vermek için 'yazı tura atmayı' (coin toss) hayal edin. Yukarıya doğru hafif bir atıştır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.