noun

tradition

gelenek, anane, örf

It's a family tradition to eat turkey on Thanksgiving.

Şükran Günü'nde hindi yemek bir aile geleneğidir.

This festival is an ancient tradition.

Bu festival eski bir gelenektir.

They broke with tradition and got married quietly.

Gelenekleri yıktılar ve sessizce evlendiler.

a tradition of ((-ing)) (... yapma) geleneği Ailemizin Cuma günleri film izleme geleneği vardır.

it is a tradition ((to-inf)) (... yapmak) bir gelenektir Doğum günlerinde hediye vermek bir gelenektir.

Eş anlamlılar: gelenek, adet, ritüel, örf

Latince 'traditio' (teslim etme, devretme) kelimesinden gelir. 'trans-' (karşıya) + 'dare' (vermek) köklerinden türemiştir, yani nesiller 'boyunca aktarılan' bir şeydir.

Bir nesilden diğerine 'takas edilen' (traded) veya aktarılan bir şey olarak düşünün. 'Trade' kelimesiyle akrabadır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.