adjective

tricky

zor, hileli, kurnaz, karmaşık

This is a tricky problem to solve.

Bu çözmesi zor bir problem.

He is a tricky opponent in chess.

Satrançta kurnaz bir rakiptir.

It's tricky to assemble this furniture.

Bu mobilyayı monte etmek zor.

zor bir ((şey)) zor bir şey This is a tricky problem to solve.

kurnaz bir ((biri)) kurnaz bir kişi He is a tricky opponent in chess.

((fiil)) yapmak zor bir şeyi yapmak zor It's tricky to assemble this furniture.

Synonyms: difficult, complicated, cunning; Antonyms: easy, simple

'trick' + '-y' ('... dolu' veya '... ile karakterize' anlamına gelen bir sıfat yapım eki) kelimelerinden gelir.

Bir şey 'trick'lerle (hilelerle) doluysa, o 'tricky'dir (zordur).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.