verb

twinkle

parıldamak, ışıldamak, parlamak

The stars twinkle at night.

Yıldızlar gece parıldar.

Her eyes twinkled with amusement.

Gözleri eğlenceyle parıldadı.

((özne)) parıldar (özne) titrek bir ışıkla parlar Yıldızlar gece parıldar.

((birinin gözleri)) ((duygu)) ile parıldar (birinin gözleri) (bir duygu) ile parlak bir şekilde parlar Gözleri eğlenceyle parıldadı.

Synonyms: sparkle, glitter, shimmer

Eski İngilizce'de 'göz kırpmak' anlamına gelen 'twinclian' kelimesinden gelir.

'Twinkle, Twinkle, Little Star' çocuk şarkısını hatırlayın.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.