verb

twist

bükmek, çevirmek, burkmak, saptırmak

Twist the lid to open the jar.

Kavanozu açmak için kapağı çevirin.

She twisted her ankle while running.

Koşarken ayak bileğini burktu.

He twisted the facts to support his argument.

Argümanını desteklemek için gerçekleri saptırdı.

((bir şeyi)) bükmek, çevirmek Twist the lid to open the jar.

((vücudun bir bölümünü)) burkmak She twisted her ankle while running.

((bir şeyi)) saptırmak, çarpıtmak He twisted the facts to support his argument.

Eş anlamlılar: bükmek, çevirmek, burmak; Zıt anlamlılar: düzeltmek, çözmek

Eski İngilizce'de 'ip' anlamına gelen 'twist' kelimesinden gelir, iki ipliği birbirine dolama fikriyle ilgilidir.

Vücudunuzu döndürdüğünüz 'twist' dansını düşünün. Aynı zamanda bir hikayedeki beklenmedik gelişme ('plot twist') için de kullanılır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.