unfamiliar
Çeviri
yabancı, alışılmadık, aşina olmayan
Örnekler
This part of the city is unfamiliar to me.
Şehrin bu kısmı bana yabancı.
He heard an unfamiliar voice on the phone.
Telefonda tanımadığı bir ses duydu.
Dilbilgisi Kalıpları
((birine)) yabancı olmak ((birine)) yabancı olmak Şehrin bu kısmı bana yabancı.
tanımadık bir ((isim)) tanımadık bir ((isim)) Telefonda tanımadığı bir ses duydu.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: unknown, strange, new; Zıt anlamlılar: familiar, known
Etimoloji
'un-' (olumsuzluk) öneki ve 'familiar' (tanıdık, aşina) kelimesinden türemiştir.
Hafıza İpuçları
'Un-' 'değil' anlamına gelir. Bir şeye 'familiar' (aşina) değilseniz, o size 'unfamiliar' (yabancı) gelir.