noun

uproar

kargaşa, gürültü, velvele

The decision caused an uproar among the public.

Karar halk arasında bir kargaşaya neden oldu.

There was an uproar when the team lost the game.

Takım maçı kaybettiğinde bir kargaşa yaşandı.

((bir kargaşa)) ((bir şey üzerine/hakkında)) bir şey hakkında gürültülü ve öfkeli bir protesto There was an uproar over the new tax law.

Eş anlamlılar: commotion, turmoil, pandemonium; Zıt anlamlılar: calm, quiet, peace

'up' (yukarı) + 'roar' (kükreme) kelimelerinden gelir. Bir kalabalığın öfke veya heyecanla yüksek sesle 'kükrediğini' hayal edin.

Bir aslanın yüksek sesli 'kükremesini' (roar) düşünün, ama bu ses bir insan kalabalığından geliyorsa bir 'kargaşa' (uproar) yaratır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.