urge
Çeviri
ısrar etmek, teşvik etmek, zorlamak
Örnekler
I urge you to reconsider your decision.
Kararınızı yeniden gözden geçirmeniz için ısrar ediyorum.
He urged caution during the negotiations.
Müzakereler sırasında ihtiyatlı olunmasını telkin etti.
Dilbilgisi Kalıpları
((birine)) ((bir şey yapması için)) ısrar etmek I urge you to reconsider your decision.
((bir şeyi)) şiddetle tavsiye etmek He urged caution during the negotiations.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: encourage, implore, press, push
Etimoloji
Latince 'baskı yapmak, sürmek' anlamına gelen 'urgere' kelimesinden gelir.
Hafıza İpuçları
Yavaş birini hafifçe iterek acele etmesi için 'ısrar ettiğinizi' (to urge) hayal edin. 'Acil' (urgent) durumlarla bağlantılıdır.