verb

validate

doğrulamak, onaylamak, geçerli kılmak

You need to validate your parking ticket.

Park biletinizi onaylatmanız gerekiyor.

The new data validates our theory.

Yeni veriler teorimizi doğruluyor.

He wanted to validate her feelings.

Onun duygularını onaylamak istedi.

((sth.)) (bir şeyi) doğrulamak, geçerli kılmak You need to validate your parking ticket.

((sb.'s feelings)) (birinin duygularını) onaylamak It's important to validate her experience.

Eş anlamlılar: confirm (doğrulamak), verify (onaylamak); Zıt anlamlılar: invalidate (geçersiz kılmak)

'valid' (geçerli) + '-ate' (fiil yapan ek). Kelimenin tam anlamı 'geçerli kılmak'.

Bir bileti 'validate' etmek, onu 'valid' (geçerli) hale getirmektir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.