noun

value

değer, kıymet, önem

The value of the house has increased.

Evin değeri arttı.

He learned the value of hard work.

Sıkı çalışmanın değerini öğrendi.

This vase is of great historical value.

Bu vazo büyük bir tarihi değere sahiptir.

((bir şeyin değeri)) (bir şeyin) önemi veya kıymeti The value of education is high.

((iyi/harika değer)) ödenen paraya değer This car is good value for the money.

Eş anlamlılar: worth, price, importance

Latince 'güçlü olmak, değerinde olmak' anlamına gelen 'valere' kelimesinden gelir.

Unutmayın, bu kelime hem parasal değeri hem de arkadaşlığın değeri gibi soyut önemi ifade eder.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.