adjective

voluminous

hacimli, büyük, geniş

She had voluminous, curly hair.

Hacimli, kıvırcık saçları vardı.

The company keeps voluminous records of all transactions.

Şirket tüm işlemlerin hacimli kayıtlarını tutar.

voluminous ((isim)) hacimli ... Partiye hacimli bir elbise giydi.

Eş anlamlılar: hacimli, büyük, geniş; Zıt anlamlılar: küçük, kıt, az

Latince 'volumen' (rulo, kitap) kelimesinden, o da 'volvere' (yuvarlamak) kelimesinden gelir. Bir şeyin büyük bir 'hacmi' olduğunu düşünün.

'Volume' (hacim) kelimesiyle ilişkilendirin. Hacmi büyük olan şey 'voluminous'tur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.