noun

welfare

refah, sosyal yardım, esenlik

We are concerned for the child's welfare.

Çocuğun refahı için endişeliyiz.

The government provides welfare for the unemployed.

Hükümet işsizlere sosyal yardım sağlıyor.

((sb.'s)) welfare ((birinin) refahı) The school is responsible for the students' welfare.

on welfare (sosyal yardım almak) Many families are on welfare.

Synonyms: esenlik, sağlık, refah, sosyal yardım

Orta İngilizce'deki 'wel fare'den gelir, kelimenin tam anlamıyla 'iyi geçinme durumu' demektir. 'Well' (iyi) ve 'fare' (gitmek, geçinmek) kelimelerini birleştirir.

'İyi geçinmek' (faring well) olarak düşünün. Devletin sosyal yardımı (welfare), insanların 'iyi geçinmesine' yardımcı olur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.