verb

withhold

vermemek, alıkoymak, saklamak

They decided to withhold payment.

Ödemeyi yapmamaya karar verdiler.

She was accused of withholding evidence from the police.

Polisten delil saklamakla suçlandı.

((sth.)) (bir şeyi) vermemek They decided to withhold payment.

((sth.)) from ((sb.)) (birinden) (bir şeyi) saklamak She withheld the information from her boss.

Eş anlamlılar: keep back, retain, reserve; Zıt anlamlılar: provide, grant, release

'with-' (geri, karşı) + 'hold' (tutmak) kelimelerinden oluşur. Kelimenin tam anlamıyla bir şeyi 'geri tutmak' ve vermemektir.

Bir şeyi 'tutup' (hold) başkasına vermeyip 'yanınızda' (with) tuttuğunuzu düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.