adjective

worthwhile

değerli, zahmete değer, faydalı

It was a worthwhile experience.

Değerli bir deneyimdi.

Is it worthwhile to repair the old car?

Eski arabayı tamir ettirmeye değer mi?

değerli bir ((isim)) değerli bir (isim) Değerli bir geziydi.

((fiil))meye değer (bir şey) yapmaya değer Yeni bir dil öğrenmeye değer.

Eş anlamlılar: değerli, faydalı, ödüllendirici; Zıt anlamlılar: anlamsız, faydasız

'worth' (değer) + 'while' (süre, zaman) kelimelerinden. Harcanan zamana değen anlamına gelir.

Türkçedeki 'zahmetine değmek' veya 'vaktine değmek' ifadeleriyle bağdaştırın.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.