noun

yardstick

ölçüt, kıstas, yarda çubuğu

He used a yardstick to measure the fabric.

Kumaşı ölçmek için bir yarda çubuğu kullandı.

Profit is the main yardstick of success.

Kâr, başarının ana ölçütüdür.

((bir şey)) için bir ölçüt a yardstick for ((sth.)) Profit is the main yardstick for success.

Eş anlamlılar: ölçüt, kıstas, standart; Zıt anlamlılar: yok

'yard' (bir uzunluk birimi) + 'stick' (çubuk) kelimelerinden. Kelimenin tam anlamıyla, bir yarda uzunluğunda bir çubuk.

Sadece uzunluk için değil, başarı veya kalite gibi soyut şeyleri ölçmek için de fiziksel bir yarda çubuğu kullandığınızı hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.