noun

foldout

katlanır sayfa, açılır kapanır

The magazine has a beautiful foldout of the city.

Derginin şehrin güzel bir katlanır sayfası var.

The sofa is a foldout, so it can be a bed.

Kanepe açılır kapanır, bu yüzden yatak olabilir.

((a/the)) foldout bir yayındaki katlanmış ek The map was a foldout in the travel guide.

((a/the)) foldout açılır kapanır bir mobilya We slept on the foldout in the living room.

Eş anlamlılar: pull-out, centerfold, sofa bed

'to fold out' (dışa doğru katlamak) öbek fiilinden gelir. Daha büyük hale getirmek için dışa doğru katlanabilen bir şey.

Katlanmış bir şeyi tam resmi görmek veya kullanmak için 'dışarı' ('out') doğru 'açtığınızı' ('fold') hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.