noun

offense

suç, saldırı, gücenme, hücum

He was arrested for a minor offense.

Küçük bir suçtan tutuklandı.

Please don't take offense at my comments.

Lütfen yorumlarıma gücenmeyin.

Our team has a very strong offense.

Takımımızın çok güçlü bir hücumu var.

suç işlemek yasa dışı bir şey yapmak He was arrested for committing a minor offense.

gücenmek ((bir şeye)) bir şeye üzülmek She took offense at his rude comment.

alınma ama birini üzmek istemediğini göstermek için söylenir No offense, but I think you're mistaken.

Eş anlamlılar: crime, violation (suç); insult, slight (hakaret). Zıt anlamlılar: defense (savunma)

Latince 'karşı vurmak' anlamına gelen 'offendere'den, 'of-' (karşı) + 'fendere' (vurmak).

Birini 'offend' (gücendirmek), ona 'offense' (hakaret) etmektir. Sporda 'offense' (hücum), 'defense'e (savunma) karşı saldırır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.