adjective

belated

gecikmiş, geç kalmış

She sent me a belated birthday card.

Bana gecikmiş bir doğum günü kartı gönderdi.

He made a belated apology for his mistake.

Hatası için gecikmiş bir özür diledi.

((gecikmiş bir şey)) geç olan bir şey. He offered a belated apology.

Eş anlamlılar: delayed, overdue, tardy; Zıt anlamlılar: early, timely, punctual

'be-' öneki (burada yoğunlaştırıcı) + 'lated' (late kelimesinden). Kelimenin tam anlamı 'geciktirilmiş' demektir.

Bunu 'be-LATE-d' (geç olmak) olarak düşünün. Kelimenin kendisi geç olmakla ilgili olduğunu söylüyor.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.