verb

belie

yalanlamak, çürütmek, ters düşmek

Her calm face belied her inner panic.

Sakin yüzü içindeki paniği yalanlıyordu.

The facts of the case belie his testimony.

Davanın gerçekleri onun ifadesiyle çelişiyor.

((bir şeyi)) yalanlamak. Her smile belied her sadness.

Eş anlamlılar: contradict, misrepresent, disguise; Zıt anlamlılar: reveal, represent, prove

Eski İngilizce 'belēogan' kelimesinden, 'be-' + 'lēogan' (yalan söylemek). Kelimenin tam anlamı 'hakkında yalan söylemek'.

'Be a lie' (bir yalan olmak) gibi düşünün. Dış görünüş, iç gerçeğin 'bir yalan gibi' görünmesini sağlar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.