adjective

belligerent

savaşan, kavgacı, saldırgan

The belligerent man was shouting at the cashier.

Kavgacı adam kasiyere bağırıyordu.

The belligerent nations refused to negotiate.

Savaşan uluslar müzakereyi reddetti.

belligerent ((isim)) kavgacı, savaşan Kavgacı adam bağırıyordu.

Eş anlamlılar: hostile, aggressive, combative; Zıt anlamlılar: peaceful, friendly

Latince 'bellum' (savaş) + 'gerere' (yürütmek) kelimelerinden gelen 'belligerare' (savaşmak) kelimesinden türemiştir.

'bellicose' gibi, 'bellum' (savaş) kelimesinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla veya bir tartışmada bir savaş 'yürüten' birini düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.