verb

bicker

atışmak, çekişmek, didikleşmek

The children always bicker over toys.

Çocuklar oyuncaklar yüzünden hep atışır.

They often bicker about unimportant things.

Sık sık önemsiz şeyler hakkında çekişirler.

((with sb.)) ((about/over sth.)) (biriyle) (bir şey hakkında) atışmak They bicker with each other over money.

Eş anlamlılar: atışmak, çekişmek, didişmek; Zıt anlamlılar: anlaşmak, hemfikir olmak

Orta İngilizce'de 'saldırmak' anlamına gelen 'bikeren' kelimesinden türemiştir, muhtemelen tekrarlanan vuruş seslerinin bir taklididir.

Küçük bir kırıntı için gagalarıyla ('beak') birbirini gagalayan iki kuş hayal edin. Bu, önemsiz bir tartışmayı temsil eder.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.