noun

blackout

elektrik kesintisi, bayılma, haber yasağı

The storm caused a city-wide blackout.

Fırtına şehir çapında bir elektrik kesintisine neden oldu.

He experienced a brief blackout after hitting his head.

Kafasını çarptıktan sonra kısa bir baygınlık geçirdi.

The government imposed a media blackout on the event.

Hükümet olayla ilgili bir medya karartması uyguladı.

((bir)) blackout bir elektrik kesintisi Fırtına bir black-out'a neden oldu.

Eş anlamlılar: elektrik kesintisi, bayılma, sansür

'black' (siyah) + 'out' (dışarı) kelimelerinden. Kelimenin tam anlamıyla her şeyin kararması ve kapanması anlamına gelir.

Bir şehir haritasının bir ekranda tamamen 'karartıldığını' ve hiç ışık göstermediğini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.