noun

bloodline

soy, kan bağı, nesep

He comes from a noble bloodline.

Asil bir soydan geliyor.

The horse has an impressive bloodline.

Atın etkileyici bir soyu var.

((bir/o)) soy ((birinin/bir şeyin)) bir atalar silsilesi He comes from a noble bloodline.

Eş anlamlılar: soy, nesep, köken

'blood' (kan) + 'line' (çizgi) kelimelerinden, bir soy çizgisini ifade eder.

Bir soyağacını, nesilleri 'kan' yoluyla birleştiren bir 'çizgi' ile hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.