noun

bone

kemik

The dog chewed on a bone.

Köpek bir kemik kemirdi.

He broke a bone in his arm.

Kolundaki bir kemiği kırdı.

((bir/o kemik)) iskeletin bir parçası. The dog has a bone.

((bir kemiği kırmak)) iskeletin bir parçasını kırmak. She broke a bone in her leg.

Eş anlamlılar: skeleton (iskelet), cartilage (kıkırdak) (ilgili kavramlar)

Eski İngilizce'deki 'bān' kelimesinden gelir ve Cermen kökenlidir.

Cadılar Bayramı için bir iskelet hayal edin; birçok kemikten (bones) oluşur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.