verb

bore

sıkmak, delmek, oymak

His long stories always bore me.

Onun uzun hikayeleri beni hep sıkar.

They bored a hole through the wall.

Duvara bir delik açtılar.

((sb.)) (birini) sıkmak Onun uzun hikayeleri beni hep sıkar.

((sth.)) ((through sth.)) (bir şeyin) içinden (bir şey) delmek Duvara bir delik açtılar.

Eş anlamlılar: yormak, usandırmak, delmek, oymak

Eski İngilizce'de 'delmek' anlamına gelen 'borian' kelimesinden gelir. 'Sıkmak' anlamı daha sonra ortaya çıkmıştır.

Sıkıcı bir sohbetin, beyninizi yavaşça oyan bir matkap gibi olduğunu hayal edin. Bu, her iki anlamı da birleştirir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.