bow
Çeviri
reverans, yay, fiyonk, eğilmek
Örnekler
She tied a red bow in her hair.
Saçına kırmızı bir fiyonk bağladı.
He used a bow and arrow.
Ok ve yay kullandı.
The actors took a bow after the show.
Oyuncular gösteriden sonra selam verdiler.
You should bow to the king.
Krala selam vermelisin.
Dilbilgisi Kalıpları
a bow in/on ((sth.)) (bir şeyin) üzerindeki fiyonk Saçında bir fiyonk vardı.
to take a bow selam vermek/reverans yapmak Şarkıcı selam verdi.
to bow to ((sb.)) (birine) selam vermek/eğilmek Seyircilere selam verdiler.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
İki kökeni vardır: 1. (yay/fiyonk, 'go' ile kafiyeli) Eski İngilizce 'boga' (kemer). 2. (eğilmek, 'cow' ile kafiyeli) Eski İngilizce 'būgan' (eğmek).
Hafıza İpuçları
Telaffuz çok önemli! 'Yay/fiyonk' anlamındaki 'bow', 'go' ile kafiyelidir. 'Eğilmek' anlamındaki 'bow' ise 'cow' ile kafiyelidir. Unutma: 'Go shoot a bow' (Git bir yayla ok at), ama 'Bow to the cow' (İneğe selam ver).