noun

brat

velet, yaramaz çocuk

The spoiled child was acting like a brat.

Şımarık çocuk velet gibi davranıyordu.

Stop being such a brat and share your toys.

Bu kadar velet olmayı bırak ve oyuncaklarını paylaş.

bir velet yaramaz, şımarık bir çocuk O tam bir velet.

velet gibi davranmak çocukça ve şımarık bir şekilde davranmak Velet gibi davranmayı bırak.

Eş anlamlılar: rascal, imp, şımarık çocuk

Kökeni belirsiz, muhtemelen Eski İngilizce 'bratt' (kaba bir giysi) kelimesinden geliyor, anlamı 'paçavralar içindeki çocuk'tan 'yaramaz çocuk'a kaymıştır.

'Rat' (sıçan) kelimesine benziyor. Şımarık bir çocuğun küçük bir sıçan gibi davranıp ciyaklayarak bir şeyler istediğini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.