noun

breadwinner

aileyi geçindiren kimse, evin direği

She is the main breadwinner in her family.

Ailesinin temel geçim kaynağı o.

((the)) breadwinner ((in/of a family)) ailenin geçimini sağlayan kişi My father was the main breadwinner in our family.

provider, supporter, earner

'bread' (ekmek, yiyecek/para anlamında) ve 'winner' (kazanan) kelimelerinin birleşimi. Ailesi için 'ekmek kazanan' kişi.

Ailesini geçindirmek için 'ekmek (bread) kazanan (win)' birini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.