verb

clamber

tırmanmak, zorla çıkmak

The children clambered over the rocks.

Çocuklar kayaların üzerinden tırmandılar.

He clambered into the driver's seat.

Sürücü koltuğuna tırmandı.

((biri)) tırmanır ((bir şeyin üzerine/yukarısına/içine)) tırmanmak. Maymun ağaca tırmandı.

Eş anlamlılar: scramble (tırmanmak), scale (tırmanmak), climb (tırmanmak)

Muhtemelen 'climb' (tırmanmak) ve 'clam' (sıkıca tutunan) ile ilgilidir, hareket ederken tutunma veya kavrama eylemini düşündürür.

Bir dağcının bir duvara 'tırmanmak' (clamber) için ellerini ve ayaklarını 'kelepçeler' (clamps) gibi kullandığını hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.