noun

clause

madde, cümlecik, koşul

A sentence can have a main clause.

Bir cümlenin bir ana cümlesi olabilir.

Read every clause in the contract carefully.

Sözleşmedeki her maddeyi dikkatlice okuyun.

((bir şeydeki)) ((bir/o)) madde yazılı bir yasal belgenin belirli bir bölümü Sözleşmede özel bir madde var.

Eş anlamlılar: provision, article, section (hukuki); tümcecik (dilbilgisi)

Latince 'claudere' (kapatmak) fiilinden gelen 'clausula' (kapanış, son) kelimesinden türemiştir. Bir metnin 'kapalı' bir bölümünü ifade eder.

Bir metnin 'kapalı' bir bölümünü düşünün. Bir madde, bir cümlenin veya sözleşmenin kendi kendine yeten bir parçasıdır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.