noun

cliffhanger

heyecanlı son, merakta bırakan durum

The movie ended on a cliffhanger.

Film heyecanlı bir sonla bitti.

The election result was a real cliffhanger.

Seçim sonucu gerçekten de merak uyandırıcıydı.

((bir)) cliffhanger heyecanlı bir son Dizi, heyecanlı bir sonla bitti.

Eş anlamlılar: suspense (merak), heyecanlı son

'cliff' (uçurum) + 'hanger' (asan/asılan şey). Kelimenin kökeni, bir karakterin bölüm sonunda kelimenin tam anlamıyla bir uçurumdan sarktığı eski dizi filmlere dayanır.

Birinin bir uçurumdan (cliff) sarktığını (hanging) hayal edin. Ne olacağını öğrenmek için bir sonraki bölümü beklemeniz gerekir, bu da yoğun bir merak uyandırır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.