adjective

complimentary

övücü, iltifat kabilinden, ücretsiz, ikram

He made some complimentary remarks.

Bazı övücü sözler söyledi.

The hotel offers a complimentary breakfast.

Otel ücretsiz kahvaltı sunmaktadır.

((sth.)) hakkında övücü complimentary about the design

ücretsiz bir ((sth.)) a complimentary coffee

Eş anlamlılar: (övücü) pohpohlayıcı; (ücretsiz) bedava, gratis; Zıt anlamlılar: eleştirel, aşağılayıcı

'compliment' + '-ary' kelimelerinden. İsmin iki anlamını da taşır: övgü ifadesi ve nezaket gereği verilen bir şey ('iltifat').

Bir restoranın size 'ücretsiz' (complimentary) bir tatlı verdiğini düşünün. Bu, şefin bir 'iltifatı'dır, bu yüzden ücretsizdir! Bu, her iki anlamı da birbirine bağlar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.