verb

concede

kabul etmek, itiraf etmek, teslim etmek

He finally conceded that she was right.

Sonunda onun haklı olduğunu kabul etti.

The candidate conceded the election after the results.

Aday, sonuçlardan sonra seçimi kaybettiğini kabul etti.

The team conceded a goal in the last minute.

Takım son dakikada bir gol yedi.

((that ...)) (bir şeyin doğru olduğunu) kabul etmek Hatalı olduğunu kabul etti.

((sth.)) ((to sb.)) (birine) (bir şeyi) vermek Şirket, sendikaya ücret taleplerini kabul etti.

Eş anlamlılar: admit, acknowledge, grant, yield; Zıt anlamlılar: deny, dispute

Latince 'con-' (birlikte) + 'cedere' (gitmek, teslim olmak) kelimelerinden gelir. Fikir, birine teslim olmak veya onunla aynı fikirde olmaktır.

'cede' kelimesini 'teslim olmak' ('recede' kelimesindeki gibi) olarak düşünün. 'concede' bir tartışmada birine bir konuda hak vermektir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.