noun

condition

durum, koşul, şart, rahatsızlık

The car is in good condition.

Araba iyi durumda.

One condition of the job is working weekends.

İşin şartlarından biri hafta sonları çalışmaktır.

He has a serious heart condition.

Ciddi bir kalp rahatsızlığı var.

((... durumda)) ... durumda The house is in excellent condition.

((... için bir koşul)) ... için bir koşul A condition for the loan is good credit.

((... koşuluyla)) ... koşuluyla He agreed on condition that he gets paid.

Synonyms: state, requirement, stipulation, ailment

Latince 'con-' (birlikte) + 'dicere' (söylemek) kelimelerinden gelir. 'Birlikte söylenen' veya üzerinde anlaşılan bir şey fikrinden, şart anlamı doğmuştur.

Satın alabileceğiniz bir ürünün fiziksel 'durumunu' (condition) ve bir sözleşmenin 'şartlarını' (conditions) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.