verb

contend

yarışmak, mücadele etmek, iddia etmek

Three teams are contending for the title.

Üç takım şampiyonluk için yarışıyor.

The lawyer contended that her client was innocent.

Avukat, müvekkilinin masum olduğunu iddia etti.

She had to contend with his difficult behavior.

Onun zor davranışlarıyla başa çıkmak zorundaydı.

((for sth.)) bir şey için yarışmak They are contending for the championship.

((that ...)) ... olduğunu iddia etmek He contends that the new law is unfair.

((with sth.)) bir şeyle mücadele etmek We have to contend with many challenges.

Eş anlamlılar: compete, argue, assert, struggle; Zıt anlamlılar: agree, concede

Latince 'contendere' kelimesinden, 'con-' (birlikte) + 'tendere' (germek). Kelimenin tam anlamıyla 'birlikte germek' veya 'karşı mücadele etmek'.

'con-' (ile) + 'tend' (eğiliminde olmak) düşünün. Aynı hedefe 'eğilimli' iki kişi, bunun için çabalar ve bu da rekabete yol açar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.