verb

affect

etkilemek, gibi davranmak

The lack of sleep affected his performance.

Uykusuzluk performansını etkiledi.

The sad movie affected everyone.

Hüzünlü film herkesi etkiledi.

He affected an air of confidence.

Kendine güveniyormuş gibi bir tavır takındı.

((sth./sb.)) (bir şeyi/birini) etkilemek The new law will affect many people.

((sth.)) (bir şey) gibi davranmak She affected a British accent.

Eş anlamlılar: influence, impact, touch, move, pretend, feign

Latince 'hedeflemek, peşinde koşmak, sahipmiş gibi davranmak' anlamına gelen 'affectare' kelimesinden gelir. 'ad-' (yönelme) + 'facere' (yapmak) köklerinden oluşur.

Unutmayın, 'A' Aksiyon içindir: 'affect' fiildir. 'E' ise Etki (End result) içindir: 'effect' isimdir. Aksiyon (affect) etkiyi (effect) yaratır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.