verb

convince

ikna etmek, inandırmak

I tried to convince him to stay.

Onu kalmaya ikna etmeye çalıştım.

The evidence will convince the jury of his guilt.

Kanıtlar jüriyi onun suçlu olduğuna ikna edecek.

How can I convince you that I'm right?

Haklı olduğuma seni nasıl inandırabilirim?

((sb.)) ((to-inf)) (birini) (bir şey yapmaya) ikna etmek Onu kalmaya ikna etmeye çalıştım.

((sb.)) ((of sth.)) (birini) (bir şeye) inandırmak Kanıtlar jüriyi onun suçlu olduğuna ikna edecek.

((sb.)) ((that ...)) (birini) (... olduğuna) inandırmak Haklı olduğuma seni nasıl inandırabilirim?

Eş anlamlılar: persuade, assure; Zıt anlamlılar: dissuade

Latince 'convincere' (üstesinden gelmek, çürütmek) kelimesinden, 'con-' (ile) + 'vincere' (fethetmek).

Birini 'ikna etmek', onun şüphelerini argümanlarınızla 'fethetmektir'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.