noun

correspondent

muhabir, mektup arkadaşı

She is the foreign correspondent for the newspaper.

O, gazetenin dış muhabiridir.

He was a frequent correspondent of the famous author.

Ünlü yazarın sık sık mektuplaştığı biriydi.

((bir şey için bir muhabir)) bir haber kuruluşu için bir gazeteci. Büyük bir kanal için savaş muhabiridir.

((birinin mektup arkadaşı)) birine mektup yazan kişi. Şairin düzenli bir mektup arkadaşıydı.

Eş anlamlılar: reporter, journalist, pen pal

'correspond' fiiline, bir eylemi yapan kişiyi belirten '-ent' ekinin eklenmesiyle oluşmuştur. Yani, yazışan kişi.

Haberler veya kişisel mektuplar için 'yazışan' (-ent) bir 'aracı'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.