noun

crane

vinç, turna, boynunu uzatmak

A large crane lifted the steel beams.

Büyük bir vinç çelik kirişleri kaldırdı.

The crane is a symbol of longevity in Japan.

Turna, Japonya'da uzun ömrün bir sembolüdür.

He had to crane his neck to see the stage.

Sahneyi görmek için boynunu uzatmak zorunda kaldı.

((bir)) vinç/turna büyük bir makine veya bir kuş A crane lifted the heavy container.

((boynunu)) uzatmak bir şeyi görmek için boynunu uzatmak He craned his neck to see over the crowd.

İsim (makine): vinç, bocurgat; İsim (kuş): balıkçıl, leylek

Eski İngilizce'deki kuşun ötüşüyle ilgili olan 'cran' kelimesinden gelir. Makine, adını kuşun uzun boynuna benzemesinden almıştır.

Büyük bir kuşun (turna) uzun boynuyla bir inşaat vincini çalıştırdığını hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.