verb

criticize

eleştirmek, tenkit etmek, kınamak

She criticized the author's new book.

Yazarın yeni kitabını eleştirdi.

They criticized him for being lazy.

Tembel olduğu için onu eleştirdiler.

((sb./sth.)) (birini/bir şeyi) eleştirmek She criticized the new policy.

((sb.)) ((for sth./-ing)) (birini) (bir şey için) eleştirmek They criticized her for being late.

Eş anlamlılar: find fault with, censure, condemn; Zıt anlamlılar: praise, commend, approve

Yunanca 'kritikos' (yargılama yeteneğine sahip) kelimesinden, 'krites' (yargıç) kelimesinden gelir. '-ize' eki bir fiil oluşturur.

İşi, filmlerin kusurlarını ve güçlü yanlarını belirterek onları 'eleştirmek' olan bir film 'eleştirmenini' düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.