noun

afterthought

sonradan akla gelen fikir, ilave

The party was just an afterthought.

Parti sonradan akla gelen bir fikirdi.

He added a postscript as an afterthought.

Sonradan aklına gelince bir not ekledi.

as an afterthought sonradan akla gelince yapmak She packed her umbrella as an afterthought.

Eş anlamlılar: second thought, reconsideration

'after' (sonra) + 'thought' (düşünce) kelimelerinden oluşur. Kelimenin tam anlamıyla, ana eylemden veya karardan sonra gelen düşünce demektir.

Bir seyahat planladığınızı ve her şeyi rezerve ettikten *sonra* aklınıza bir yağmurluk paketleme *düşüncesi* geldiğini hayal edin. İşte bu bir 'afterthought'tur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.