noun

deficit

açık, eksiklik, zarar

The country has a large budget deficit.

Ülkenin büyük bir bütçe açığı var.

The team tried to overcome a two-goal deficit.

Takım, iki gollük açığı kapatmaya çalıştı.

((bir açık)) ((bir şeyin)) (bir şeyin) açığı Şirketin 1 milyon dolarlık bir açığı var.

((bir bütçe/ticaret açığı)) bir bütçe/ticaret açığı Hükümet, ticaret açığını azaltmaya çalışıyor.

Eş anlamlılar: shortfall, loss, shortage; Zıt anlamlılar: surplus, profit

Latince 'eksik' anlamına gelen 'deficit' kelimesinden, 'deficere' (eksik olmak) fiilinden gelir. Deficiency ile aynı kökten.

Genellikle finansta kullanılır. 'de-' (aşağı) + 'fit' (facere'den, yapmak). Yapılan miktar düşük, bu da zarara yol açıyor.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.