verb

depict

tasvir etmek, betimlemek, resmetmek

The painting depicts a beautiful sunset.

Tablo güzel bir gün batımını tasvir ediyor.

The novel depicts the life of a soldier.

Roman bir askerin hayatını betimliyor.

((bir şeyi)) tasvir etmek Tablo güzel bir gün batımını tasvir ediyor.

((birini/bir şeyi)) ((olarak)) betimlemek Kitap onu bir kahraman olarak betimliyor.

Synonyms: portray, represent, describe, illustrate

Latince 'tasvir etmek, boyamak' anlamına gelen 'depingere'den (de- 'aşağı, tamamen' + pingere 'boyamak'). Kelimenin tam anlamıyla 'tamamen boyamak' veya bir görüntüyü yakalamak.

'de-picture' (resim çizmek) gibi düşünün. Bir şeyi tasvir etmek (to depict), onun bir resmini boyayla veya kelimelerle oluşturmaktır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.