noun

descendant

soyundan gelen, torun

He is a direct descendant of the king.

O, kralın doğrudan soyundan geliyor.

These birds are descendants of dinosaurs.

Bu kuşlar dinozorların soyundan gelmektedir.

((of sb.)) geçmişte yaşamış biriyle akraba olan kişi He is a descendant of a famous writer.

Eş anlamlılar: heir, offspring, successor; Zıt anlamlılar: ancestor, forefather

Latince 'de-' (aşağı) + 'scandere' (tırmanmak) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla bir atadan 'aşağı tırmanmak' demektir.

Nesiller boyunca 'inen' bir soyağacı hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.