verb

agree

aynı fikirde olmak, anlaşmak, kabul etmek

I agree with your opinion.

Fikrinize katılıyorum.

We agreed on the price.

Fiyat konusunda anlaştık.

She agreed to help us.

Bize yardım etmeyi kabul etti.

The stories don't agree.

Hikayeler uyuşmuyor.

((with sb./sth.)) biriyle/bir şeyle aynı fikirde olmak Seninle aynı fikirdeyim.

((on/about sth.)) bir konuda anlaşmak Fiyat konusunda anlaştık.

((to do sth.)) bir şeyi yapmayı kabul etmek Bize yardım etmeyi kabul etti.

((that + clause)) ...olduğuna katılmak Bunun iyi bir fikir olduğuna katılıyorum.

Eş anlamlılar: concur (hemfikir olmak), consent (razı olmak); Zıt anlamlılar: disagree (anlaşamamak), dispute (tartışmak)

Eski Fransızca'da 'memnun etmek' anlamına gelen 'agréer' kelimesinden gelir, bu da 'kişinin hoşuna gidecek şekilde' anlamına gelen 'à gré'den türemiştir.

İki kişinin aynı fikre 'Ah, harika!' dediğini hayal edin. 'A-gree'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.