adjective

dignified

ağırbaşlı, vakur, onurlu

She maintained a dignified silence.

Ağırbaşlı bir sessizliği korudu.

He gave a dignified speech at the ceremony.

Törende vakur bir konuşma yaptı.

((dignified)) + isim ağırbaşlı, vakur The judge had a dignified manner.

Eş anlamlılar: stately (azametli), noble (asil), solemn (resmi); Zıt anlamlılar: undignified (ağırbaşlı olmayan)

Latince 'değerli' anlamına gelen 'dignus' kelimesinden gelir. Ağırbaşlılığı olan veya gösteren birini veya bir şeyi tanımlar.

Bir kral veya yargıç gibi büyük bir 'ağırbaşlılığa' (dignity) sahip birini düşünün. 'Dignified', onların sakin, ciddi ve kontrollü davranışlarını tanımlar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.